EDTA nedir, kozmetik ürünlerde ve şampuanda ne işe yarar?
Arin Editör Ekibi · nasıl hazırlanıyor?

Şampuan ve kremlerde sıkça karşılaşılan EDTA bileşeninin kireç bağlama yeteneğini, koruyuculara desteğini ve güvenlik detaylarını inceliyoruz.
Kozmetik ürünlerin etiketlerini incelediğinizde hemen her şampuanda, vücut şampuanında ve nemlendirici kremde DISODIUM EDTA ya da TETRASODIUM EDTA adını görürsünüz. Bu madde kendi başına bir temizleyici, cildi besleyen bir nemlendirici ya da doğrudan bir mikrop öldürücü değildir. Asıl görevi formülün arka planında sessizce çalışarak sudaki ve ortamdaki metal iyonlarını etkisiz hale getirmektir.
Şelatlayıcı ne demek ve kireçli suya karşı nasıl çalışır?
EDTA, kimyadaki tam adıyla etilendiamintetraasetik asit molekülünün kısaltmasıdır. Bu molekülün en belirgin özelliği şelatlama yapabilmesidir. Şelat sözcüğü Yunancada kıskaç anlamına gelen chele kelimesinden türemiştir. Molekül, bir yengecin avını kıskaçlarıyla kavraması gibi sudaki kalsiyum, magnezyum, demir ve bakır gibi serbest metal iyonlarını yakalar ve kafesine hapseder.
Evlerimizdeki musluk suları kalsiyum ve magnezyum mineralleri bakımından zengindir; biz buna sert su veya kireçli su deriz. Sert suyla saçınızı yıkadığınızda, şampuanın içindeki sürfaktanlar bu minerallerle birleşerek çözünmeyen kireç sabunu tortuları oluşturur. Banyodaki lavabo kenarlarında, duşakabin camlarında ve lavabo yüzeyinde biriken o mat, yapışkan beyaz tabaka bu mineral çökelmesinin bir sonucudur.
Şampuanın içine EDTA eklenmediğinde aynı kireç tabakası saç tellerinin üzerinde de birikir. Saçlar matlaşır, sertleşir ve yıkandıkça daha çabuk kirlenir. Ayrıca temizleyici köpük yapısı hızla söner. Formülde yer alan EDTA, sudaki kalsiyumu anında bağlayarak sodyum lauret sülfat gibi temizleyicilerin serbestçe köpürmesini sağlar. Böylece sert sularda bile saçlar kolayca arınır ve yumuşak kalır.
EDTA cildi besler mi yoksa formülü mü korur?
İçerik listesinde EDTA adını gören bazı tüketiciler, onun cilde bakım yapan aktif bir vitamin veya bitkisel bir yağ olduğunu zanneder. Bazıları ise adında asit geçtiği için cildi zehirleyen bir kimyasal olduğunu düşünerek korkar. İki yaklaşım da yanlıştır.
EDTA cilde doğrudan bir nem veya vitamin takviyesi yapmaz; ancak zehirli bir madde de değildir. Görevi tamamen formülün tazeliğini korumaktır. Havadaki oksijen ve ambalajın içindeki eser miktardaki demir iyonları, kremdeki değerli yağların zamanla oksitlenip acılaşmasına yol açabilir. Bu molekül serbest metal iyonlarını bağlayarak yağların bozulmasını, kokunun değişmesini ve ürün renginin sararmasını önler.
Koruyucu maddelerin gücünü nasıl artırır?
Pek çok tüketici EDTA bileşenini doğrudan bir koruyucu sanır. Ancak bu molekül tek başına bakterileri veya mantarları öldürecek mikrop kırıcı bir etkiye sahip değildir. Buna rağmen koruyucu sistemlerin etkinliğini artıran kritik bir tamamlayıcı olarak formüle eklenir.
Bakterilerin ve diğer mikroorganizmaların dış hücre zarı, yapısal sağlamlığını kalsiyum ve magnezyum iyonları sayesinde korur. Ortamda bu şelatlayıcı ajan bulunduğunda, bakterinin hücre duvarındaki bu metal iyonlarını çekip alır. Dış kalkanı zayıflayan ve dengesi bozulan bakteri hücreleri savunmasız kalır.
Bu zayıflama sayesinde formüle eklenen fenoksietanol gibi asıl koruyucu maddeler bakteri içine çok daha rahat sızar. Başka bir deyişle, EDTA koruyucunun etkinliğini artırır. Bu durum üreticilerin ürünü bozulmaktan korumak için daha az miktarda koruyucu madde kullanmasına olanak tanır.
Disodyum EDTA ile Tetrasodyum EDTA arasındaki fark nedir?
Etiketlerde kimi zaman disodyum kimi zaman da tetrasodyum biçimiyle karşılaşırız. İki molekülün temel gövdesi tamamen aynıdır; aralarındaki tek fark taşıdıkları sodyum atomu sayısı ve buna bağlı olarak çalıştıkları pH aralığıdır.
Disodyum EDTA yapısında iki sodyum tuzu barındırır. Suda çözündüğünde hafif asidik bir tepki verir. Bu özelliği nedeniyle pH değeri 4.0 ile 7.0 arasında olan nemlendirici kremler, losyonlar, serumlar ve şampuanlar gibi ciltle doğrudan temas eden asidik veya nötr formüllerde tercih edilir. Karbomer içeren jel sistemlerinde ve gliserin bazlı nemlendiricilerde şeffaflığı ve kıvamı korumak için disodyum formu kullanılır.
Tetrasodyum EDTA ise yapısında dört sodyum tuzu taşır. Suda çözündüğünde bazik bir karakter sergiler ve pH değeri 8.0 ve üzerinde olan alkali ortamlarda çok daha rahat çözünür. Bu sebeple genellikle kalıp sabunlarda, sert temizleyicilerde ve yüksek alkali içeren saç boyalarında kullanılır. Kalıp sabunun banyoda eriyip yumuşamasını ve küf benzeri koku geliştirmesini engellemekte tetrasodyum formu öne çıkar.
EDTA nereden geliyor ve nasıl elde ediliyor?
EDTA doğada bitkilerde veya minerallerde kendiliğinden oluşan bir bileşen değildir; 1935 yılında sentezlenmiş tamamen laboratuvar ortamı ürünüdür.
Üretim sürecinde petrokimya türevi olan etilendiamin maddesi temel alınır. Bu hammadde, sulu ortamda formaldehit ve sodyum siyanür ile belirli sıcaklık ve basınç altında kimyasal reaksiyona sokulur. Tepkime sonucunda önce ara ürün olan etilendiamintetraasetonitril meydana gelir. Ardından sodyum hidroksit ile hidroliz edilerek sodyum tuzlarına dönüştürülür.
Elde edilen çözelti asitlendirilip saflaştırılır, ardından kristalleştirilerek beyaz toz haline getirilir. Süreçte kullanılan hammaddeler petrokimyasal kökenlidir, son ürün ise tamamen sentetiktir.
Tıpta ve tahlil tüplerinde neden kullanılır?
EDTA sadece kozmetikte değil, modern tıpta ve laboratuvarlarda da uzun yıllardır hayati bir role sahiptir. Tıptaki kullanım alanlarından biri ağır metal zehirlenmelerinde uygulanan şelasyon tedavisidir; damar yoluyla verilerek kurşun veya cıva gibi zehirli metalleri bağlayıp vücuttan atılmasını sağlar.
Bunun yanı sıra sağlık ocaklarında ve hastanelerde kan tahlili yaptırdığınızda kanın alındığı mor kapaklı tüplerin iç çeperi EDTA ile kaplıdır. Molekül kandaki serbest kalsiyumu anında bağlayarak kanın tüp içinde pıhtılaşmasını önler ve tahlillerin doğru sonuç vermesini sağlar.
Cilde zararlı mı ve çevreye etkisi nedir?
EDTA molekül ağırlığı ve taşıdığı yüksek elektriksel yük nedeniyle sağlıklı cilt bariyerini tek başına geçemez. Cildinize sürdüğünüz kremdeki bu madde kan dolaşımına karışmaz; ürün yıkanıp gidene kadar yüzeyde kalır ve sudaki kireci tutma işini görür.
Kozmetik formülasyonlarda kullanım oranı genellikle binde bir ile binde beş (%0.1 ile %0.5) gibi küçük düzeylerdedir. Avrupa Birliği Kozmetik Veri Tabanı (CosIng) ve Bağımsız Kozmetik İçerik İnceleme Paneli (CIR) 2012 verilerine göre bu oranlarda güvenli kabul edilir.
EDTA ile ilgili asıl tartışma çevre boyutundadır. Kararlı yapısı nedeniyle atık sularda yavaş parçalanır. Bu nedenle üreticiler son yıllarda biyolojik olarak daha hızlı çözünen sodyum fitat gibi alternatiflere de yöneliyor.
Etikette EDTA gördüğümüzde ne anlamalıyız?
Şampuanınızın ya da yüz temizleme jelinizin arkasında disodyum veya tetrasodyum EDTA gördüğünüzde endişeye kapılmanıza lüzum yoktur. Bu madde cildinize aktif bir bakım yapmaz; ancak banyonuzdaki kireçli suyun saçınızı ve cildinizi matlaştırmasını engeller.
Aynı zamanda kullandığınız ürünün banyodaki nemli ortamda bakteri üretmeden, kokusu ve rengi bozulmadan güvenle rafta durmasını sağlar. Kısacası ürünün performansını ve ömrünü koruyan perde arkasındaki teknik bir yardımcıdır.